League of Legends

Arka bahçedeki pencere: Riot Games ve Cinsiyetçilik

Riot Games

Dünya’daki espor sektörünün başını çeken, yarattığı Runeterra evreniyle hikaye severleri, geliştirdiği League of Legends oyunuyla da MOBA çılgınlarını kendine çekmeyi başaran oyun firması Riot Games, birkaç senedir taciz iddiaları ile uğraşıyor.

Riot Games’in başını derde sokan bu iddialar 2018 yılında Kotaku’nun yaptığı bir haber ile başladı. Sitenin yazarlarından Cecilia D’Anastasio’nun yazısında, şirketin içinde ağır bir seksizm olduğu iddia ediliyordu.

Cecilia D’Anastasio’nun yazıları yere basmayan boş düşünceler değil. Kendisi, Riot’tan ayrılan 28 ayrı kadın çalışan ile konuştuktan sonra böyle bir yazı kaleme alıyor.

Seksizm ve Kardeşlik Kültürü

D’Anastasio’nun yazısını baştan sona tartışmak pek mantıklı olmaz çünkü haberin kendisi yaklaşık 8000 kelime uzunluğunda. Ortalama bir haber yazısı 200-300 kelime civarında olur. Olayın büyüklüğünü siz düşünün. Biz yine de kendisinin yazıklarını birazcık ele alalım.

Yazarın parmak bastığı en önemli noktalardan birisi kardeşlik kültürü. Genellikle genç veya yetişkin erkeklerin bir arada partileyip eğlendikleri ortama verilen isimdik kardeşlik kültürü. İçecekler alınır, müzik açılır ve çoğumuzun yaşayarak veya filmlerden görerek aşinalık kazandığı bir erkekler ortamı oluşturulu. Kotaku’nun haberinde Riot Games’te çalışmanın dev bir kardeşlik kültürü içinde çalışmaktan farksız olduğu söyleniyor.

“Peki bu neden kötü? Adamlar eğleniyor işte” diye soracak olursanız cevap şu. Sorun insanların eğlenmesi, partilemesi, muhabbet edip müzik dinlemesi değil. Sorun bu kültürün işe alımlarda ve şirket içinde de devam etmesi.

Anlatılanlara göre iş görüşmelerinde bu davranış stili kendini oldukça belirtiyor. Bir çalışan, görüşme sırasında World of Warcraft tecrübelerini aktarırken diğer çalışanlardan daha hırslı gözüktüğü için “sinir bozucu” olarak görüldüğünü aktardı.

Aynı davranışlar şirket içerisinde yükselmek isterken de karşılarına çıkıyor diye aktarıyor D’Anastasio’nun yazısındaki kadın çalışanlar. Anlatılanlara göre kadın çalışanlar yükselme konusunda cesaretlendiriliyor fakat sonrasında gelmeleri gereken pozisyona daha tecrübesiz erkek çalışanlar getiriliyor. Diğer çalışanlardan birisi ise fazla açık sözlü olduğu için istediği pozisyona gelemediğini söylüyor.

Kotaku’nun makalesinin ardından Riot Games şöyle bir açıklamada bulunuyor;

Bu makale, Riot’ta benimsediğimiz değerlerimize uygun davranmadığımız alanlardaki eksiklerimizi göz önüne seriyor. Makalede bahsi geçen spesifik olayların büyük bölümüne dair gerekli işlemleri yaptık, devamlı araştırmaya, tüm sorunlara eğilmeye ve arkasındaki sebepleri çözmeye de kendimizi adamış durumdayız. Herkesin sesini duyurabileceği, pozisyonunda yükselebileceği, şirket içerisinde ilerleyebileceği ve potansiyelini sonuna kadar kullanabileceği bir ortam yaratmak tüm Rioter’ların sorumluluğundadır.

Ciddi Düşünen İki Kadın

Henüz Kotaku’da yayınlanan haberin etkisi sürüyor iken Riot Games bir olayla daha sarsıldı. O sıralar halen daha şirkette çalışan İletişim uzmanı Melanie McCracken ve öncesinde istifasını veren eski içerik editörü Jessica Negron, daha önce iddia edilen cinsiyetçilik ve taciz suçlamaları nedeniyle şirkete dava açtı.

Davanın nedeni ise şirket içinde yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılık ve yöneticilerin şirketteki taciz olaylarına gösterdiği tolerans.

Açılan davada çalışanlardan ve erkeklerden düzenli olarak cinsel obje muamelesi gördüklerini, rutin olarak tacize ve aşağılamaya maruz kaldıklarını söylüyorlar. Ayrıca istemedikleri halde patronlarının ve meslektaşlarının, kendilerine cinsel organlarının fotoğraflarını yolladıklarını da belirtiyorlar.

Erkek çalışanlar arasında “es seksi kadın çalışanlar” isimli bir listenin yapıldığı, bir çalışan için “bir kez yatıp bir daha aramamak için iyi bir hedef” diye bahsedildiği hatta Riot’un kurucu ortaklarınadn birisinin “Hayır, her zaman hayır demek değildir” diye bir cümleyi şirket toplantısında kullandığı iddialar arasında.

Riot içindeki gelir eşitsizliği de davacı kadınların şikayet ettiği konulardan birisi. 166.000 dolar kazanan eski yöneticisinin yerini alan Jessica Negron 56.000 dolarla, neredeyse üçte biri kadar bir maaş ile çalıştığını belirtti.

İddialar bununla da bitmiyor. Kotaku’nun makalesinden sonra eski bir Riot çalışanı olan Mini White Rabbit, Twitter üzerinden oldukça ağır ithamlarda bulundu. Yaptığı açıklamalarda şirket partilerinde taciz ve hatta tecavüz skandallarının olduğunu iddia etti. Bu olayın ilk başta şoke edici olduğunu fakat sonradan bunların sektörde olduğunu fark ettiğini söyledi.

Dava hakkında ise Riot Games’in cevabı şöyle oldu;

“Dava hakkında konuşmamakla beraber, bu gibi her türlü iddiayı ciddiye aldığımızı ve derinlemesine inceleyeceğimizi söylemek isteriz. Riot’da tüm Rioter’ların başarılı olduğu bir şirkte kültürünün gelişmesi amacına sağdığız.”

Bir şeyler mi saklanıyor?

Tüm bu iddialar gündemi sarsmaya devam ediyorken Riot’un kafasına bir kütük daha düştü. Cinsiyetçilik ve tacizden konuşurken başka bir konu daha patlak verdi. Çalışanların maaşları.

Bir süredir kendi bünyesinde tartışmalara sebep olan, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki maaş dengesizliği konusundaki problem halen daha gündemdeydi. Riot ise Esportsobserver’ın yaptığı habere göre çalışanların maaşlarını gösteren belgeleri California Adil İstihdam ve İskan Dairesi’ne (DFEH) sağlamamıştı. Bu da kendilerinin yeni bir dava ile karşı karşıya kalmalarına neden oldu.

Mahkemenin yaptığı açıklama ise şu şekilde;

“Riot Games, Inx. Şirkette kadınlara erkeklerden daha düşük maaş ödenip ödenmediğini analiz etmek için istenen belgeleri vermeyi reddetmiştir. DEFH bu belgeleri adil olmayan maaş dağılımı, cinsel istismar, misilleme ve cinsiyet ayrımcılığı iddialarına yönelik araştırma için istemiştir.”

Karar

Riot Games’in cinsiyetçilik ve taciz skandalları ile geçen 2 senesine noktayı Californiya Mahkemesi koydu. Verilen karara göre Riot Games, 10 milyon dolarlık bir meblağ ödeyecek ve bu meblağ tazminat olarak kadınlara ödenecek. Her ne kadar burada kaybeden taraf Riot olarak gözükse de Los Angeles Times’ın haberine göre Californiya Adil İstihdam ve İskan Bakanlığı bu rakamı yeterli bulmadı. Kendi topladığı belgeleri halka sunan bakanlık rakamın en az 400 milyon dolar olması gerektiğini savundu.

Bakanlık, taciz vakalarının dışında erkek ve kadın çalışanlar arasındaki maaş dengesizliğine de parmak bastı ve ancak büyük miktarda para cezaları ile caydırıcılık sağlanabileceğini iddia etti.

Tüm bunların ardından Riot sözcüsü Joe Hixson Los Angeles Times’a verdiği demeçte, “Çalışanları temsil eden avukatlarla, çalışanlar için adil olduğuna inandığımız bir anlaşmaya varmak için çok çalıştık” dedi. “Mahkeme dosyasında, son 18 ay içerisinde anlaşmlarda uygulamaya çalıştığımız çeşitlilik, içerik ve kültür ile ilgili çabalarımızı önemsiz gösterilmekte ve görmezden gelmektedir.” diye konuştu.

Toparlamalar

Espor severler olarak Riot Games oldukça yakın olduğumuz bir şirket. Çıkan iddiaların doğruluğu mahkemenin doğruladıkları kadar doğru. Gerisi şimdilik bir grup iddia olmayı sürdürüyor. Yine de Kotaku’daki makalei Mini White Rabbit’in Twitter’da yazdıkları oldukça rahatsız edici şeyler.

Oyun sektörü gerek çalışanları olsun gerek müşteri kitlesi olsun daha çok erkeklerin çoğunluğu oluşturduğu bir sektör. Bu tarz taciz ve cinsiyetçilik olayları ne yazık ki sadece Riot’ta yaşanan şeyler değil. İleride yazacağımız yazılarda belki de bu taciz olaylarına daha geniş bir şekilde göz gezdiririz.

Yorum yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir